Burhanettin Duran: Ekrandaki mesaj sahadaki bir silah kadar güçlü ve tehlikeli olabilir

burhanettin duran ekrandaki mesaj sahadaki bir silah kadar guclu ve tehlikeli olabilir rgetbYF9.jpg

“`html

Burhanettin Duran, “Küresel Yeniden Kurulum: Eski Düzenden Yeni Gerçeklere” teması çerçevesinde, dünyanın çeşitli yerlerinden liderleri ve uzmanları İstanbul’da bir araya getiren TRT World Forum 2025’te “Cephede Gazetecilik: Savaş Alanı Tehlikelerinden Algoritmik Baskıya” başlıklı oturumda önemli açıklamalarda bulundu.

Duran, bu oturumda savaş gazeteciliğinin karşılaştığı zorlukları ele alacaklarını ve gerçek için hayatlarını riske atan cesur muhabirlerin ilham verici hikayelerini paylaşacaklarını vurguladı. “Savaş muhabirliği, günümüzün en kritik konularından bir tanesidir. Bu uluslararası forumda, savaş muhabirlerinin verdikleri mücadeleler üzerinde durarak, onların tecrübelerinden ders almanın önemine dikkati çekeceğiz,” dedi.

Burhanettin Duran

Duran, cephe hatlarının izlerini taşıyan kahraman muhabirleri dinlemek için sabırsızlandığını ifade ederek şöyle devam etti:

“Savaş gazeteciliği, günümüz toplum bilgi aktarımının temel yapı taşlarından biridir. Gerçekleri belgeleyerek bağlam sunmakta ve şiddet gibi zor zamanlarda ne olup bittiğini anlamamıza yardımcı olmaktadır. Şu an, geleneksel çatışmaların geri döndüğü ve daha öngörülemez hale geldiği bir dönemden geçiyoruz; bu da çatışma bölgelerinden haber yapan meslektaşlarımız için büyük bir tehlike arz etmekte. Bazı güçlü ülkeler, ‘barış aralığı’nın sona erdiğini ilan etmeye başladılar ve savunma bütçelerini gözden geçirip, tehdit algılarını güncellemeye başladılar.”

Duran, geçmişte uzaylılar ve süper kahramanlarla ilgili temaların öne çıktığını ve film yapımcılarının artık geleneksel savaşların gerçekliğine dönmek zorunda kaldığını belirtti. Savaşın, hangi tarafın yanında olunursa olunsun, trajedi getirdiğini vurguladı.

Gazze, Ukrayna, Keşmir, Suriye ve Sudan gibi bölgelerin, yakın geçmişte çatışmanın en acımasız yönlerini deneyimlediğine dikkati çeken Duran, insani krizlere anlamlı çözümler bulmanın son derece kritik olduğunu kaydetti.

Burhanettin Duran İkinci Resim

“TÜRKİYE, DÜNYA ÜZERİNDEKİ ÇATIŞMALARIN ÇÖZÜMÜNDE ÖNEMLİ BİR FAKTÖR OLDU”
Burhanettin Duran, modern teknolojinin yıkıcı gücünün, galip gelenlerin bile gerçek zafer kazanamadığı anlamına geldiğini ifade etti. Yıkım, kayıp ve travmanın nesiller boyunca sürdüğünü belirtti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerini hatırlattı: “Hiç kimse, dünyanın herhangi bir yerindeki bir sorunu görmezden gelemez. Çözüm için her birey sorumluluk almak durumundadır. Türkiye, bu anlayışla birçok uluslararası sorunun çözümünde önemli rol üstlenmiştir.”

Savaşta gerçeklerin ilk kurban olduğunu belirten Duran, propagandanın ve haber manipülasyonunun tarih boyunca savaşa eşlik ettiğini, ancak günümüzde savaşların çok daha karmaşık bir hale geldiğini anlattı.

“GERÇEKLER HEDEF OLDUĞUNDA, GERÇEĞİ SÖYLEYENLER DE HEDEF OLUR”
Burhanettin Duran, “Artık sahadaki bir silah kadar etkili olabilen mesajlar var. Bazı devletlerin gerçekleri gizlemek üzere dezenformasyonu nasıl kullandığını görmekteyiz. Örneğin, Gazze’de açlıktan ölen bebeklerin görüntülerini inkar edenlere şahit olduk. Gerçeği gizlemek, savaşların ve soykırımların normalleştirilmesi anlamına gelmektedir,” şeklinde konuştu.

Gazetecilerin cesaretini, baskı ve direnişin belgelenmesini, kayıpları ve çaresizliği etkili bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Duran, küresel vicdanın ve adaletin korunmasında savaş muhabirlerinin önemine vurgu yaptı. Duran, bir savaş muhabirinin araçları olan kameranın, kalemin ve basın yeleğinin cesaret simgesi olduğunu ancak bu araçların artık güvenliği garanti etmediğini ifade etti.

Burhanettin Duran Üçüncü Resim

Duran, Gazze’deki bir Filistinli muhabirin canlı yayında “Bunlar bizi korumuyor” dediğini hatırlatarak, “Ne yazık ki, bu sözü tam anlamıyla ifade etmiş oluyordu. İki yıl süren çatışmalar boyunca 250’den fazla gazeteci, devlet tarafından hedef alınarak hayatını kaybetti. Gerçeklerin hedef haline gelmesi, gerçeği dile getirenlerin de hedef olmasına yol açmaktadır. Bu durumu geçmişte Ruanda ve Bosna gibi birçok yerde gözlemledik,” dedi.

Duran, savaş muhabirlerinin dünya genelinde bu tür soykırımları gözler önüne serdiğini ve bu bilgilerin uluslararası mahkemelerde önemli delil olarak kullanıldığını belirterek, aşırı koşullara rağmen Gazze’nin gerçeklerini bağıran gazetecileri kutladı.

“DİJİTAL DÜNYADA GERÇEKLER, KURŞUNLARLA DEĞİL, ALGORİTMALARLA GÖMÜLEBİLİR”
İletişim Başkanı Duran, savaş muhabirlerinin karşılaştıkları zorluklara dikkat çekerek, “Uluslararası toplumun zamanla Gazze’nin haklı mücadelesini tanıdığını görmekteyiz,” dedi.

Burhanettin Duran Dördüncü Resim

Duran, Filistinli gazeteci Saleh Aljafarawi’nin sosyal medya hesabının, ölümünden hemen sonra kapatıldığını belirterek, “Bu, gerçeği bastırmaya yönelik bir girişimdi.” diyerek, yeni ve tehlikeli bir sansür biçimi olan “algoritmik baskı”ya dikkat çekti. “Dijital çağda, gerçeğin görünmez olduğu bir ortamda yaşıyoruz. Rahatsız edici haberler, fotoğraflar ya da videolar gizlenebilir, ya da etki alanından çıkarılabilir,” dedi.

Duran, güçlü medya kuruluşlarının dijital alanda da etkilerini sürdürmek için bilgi hiyerarşilerini yeniden inşa etmeye çalıştığını ifade etti.

“Medya, savaş durumlarında nasıl kullanıldığına dikkat çekmek önemlidir,” diyen Duran, “İsrail saldırdığında bu eylemler ‘meşru müdafaa’ olarak adlandırılırken, Filistinlilerin direnişi ‘terör’ diye nitelendirilmektedir. Filistinli tutsaklara, ‘tutuklu’ denilirken, çatışmada tutulan İsrailliler ‘rehine’ olarak isimlendirilir. Bu dil seçimleri, bir tarafı yüceltip başka bir tarafın insanlığını ortadan kaldırmak amacı gütmektedir,” şeklinde konuştu.

Burhanettin Duran Beşinci Resim

Duran, kasıtlı manipülasyonların yanı sıra dijital diktatörlük olgusunun da etkili olduğunu belirtirken, dijital ortamlarda gerçeği yansıtan içeriklerin bastırıldığını ifade etti.

Bir savaş muhabiri, artık sadece fiziksel tehditlerle değil, aynı zamanda “algoritmik baskı” adını verdiğimiz yeni sansür türüyle de yüzleşmek zorunda kalıyor, diye ekledi Duran. Bu yeni ve asimetrik bilgi savaşının, toplumları ve politika yapıcıları etkileyecek şekilde gizli bir cephe oluşturduğunu belirtti.

“‘TÜRKİYE YÜZYILI’ VİZYONU, İLETİŞİMDE HAKİKAT VE ADALETİ TEŞVİK EDİYOR”
Duran, yapay zeka üzerinden yürütülen mücadelede bir araya gelinmesi gerektiğini vurgulayarak, “Her birey bu alanda sorumluluk taşımalıyken, en doğru bilgiyi sağlamak için de birlikte hareket etmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Duran, “Türkiye, medya okuryazarlığını artırarak, sahte haberlere karşı sosyal direnişi desteklemektedir,” diyerek, “Adalet, dürüstlük ve insanlık yüceltilmelidir; bu ancak etik ve idealleri olan gazetecilerle mümkündür,” şeklinde sözlerini tamamladı.

 

KAYNAK: AA

“`