ABD ile İran arasında varılan ateşkes anlaşması sonrasında, dikkatler Hürmüz Boğazı’na çevrildi. ABD Başkanı Donald Trump, dün akşam yaptığı açıklamada iki haftalık bir ateşkes teklifini kabul ettiğini duyurdu. Bu anlaşma, Hürmüz Boğazı’nın enerji piyasaları üzerindeki etkilerini de gündeme getirdi.
Hürmüz Boğazı, İran’ın kapatma tehdidinin ardından enerji ticaretinin önemli bir merkezi haline gelmişti. Ateşkes ile birlikte, boğazda bekleyen gemilerin durumları merak ediliyor. Savaş döneminde Hürmüz Boğazı tam anlamıyla kapanmadı; ancak İran, geçişlerin belirli gemilerle sınırlı bir koridor üzerinden yapılmasına izin verdi. Örneğin, 1-27 Şubat tarihleri arasında günde ortalama 129 gemi geçiş yaparken, savaşın başlamasıyla bu rakam yüzde 95 oranında azalmış durumda.
MarineTraffic verilerine göre, boğazdan 5 Nisan’da yalnızca 14, 6 Nisan’da 6 ve 7 Nisan’da 11 gemi geçiş yaptı. Birçok tanker ise ya yüklü ya da boş olarak Basra Körfezi’nde sıkışmış durumda. Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılmasını şart koşarak sağlandığı iki haftalık ateşkesin ardından, bölgede bekleyen petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tankerleri dikkat çekiyor.
Veri analizi şirketinden elde edilen bilgiler, 1 Mart ile 7 Nisan arasında Basra Körfezi’nden 70 tankerin toplamda 87 milyon varil ham petrol ve diğer petrol ürünlerini taşıdığını gösteriyor. Bu tankerlere ait kargoların büyük kısmı İran kaynaklıyken, Suudi Arabistan, BAE ve Irak’a ait geçişler ise sınırlı kaldı. 7 Nisan itibarıyla Basra Körfezi’nde yaklaşık 187 tanker, toplamda 172 milyon varil ham petrol ve rafine ürün taşıyor. Bu rakamın 132,2 milyon varili ham petrol ve kondensat iken, temiz ve kirli petrol ürünleri 19,8 milyon varil seviyesinde.
Ateşkes döneminde Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri durma noktasına gelen LNG tankerleri de dikkat çekiyor. Sadece 2 Nisan tarihinde Umman’a giden Sohar LNG tankeri geçiş yapmayı başardı. Önceki günlerde Katar’dan gelen 2 LNG tankeri ise boğazdan geçmeye çalışsalar da geri dönmek zorunda kaldı. Şu an Orta Doğu körfezinde 14 yüklü LNG tankeri bulunuyor. Bu tankerlerin büyük kısmı Katar’ın Ras Laffan tesisinden yola çıkan yükleri taşıyor.
S&P Global Energy analistleri, ateşkesin petrol fiyatları üzerinde kısa vadede düşüş yaratabileceğini belirtirken, durumun normalleşmesinin zaman alabileceğini vurguladı. Hürmüz Boğazı’nın açılması sonrasında ticaretin hemen normale dönmeyeceği tahmin ediliyor. Bu gelişmeler, enerji piyasalarının ve uluslararası ticaretin geleceği açısından önemli bir dönüm noktası oluşturuyor.