Hemşirelikten Edebiyata: Selin Bak’ın Ödüllü Yazarlık Serüveni

Akçaabat ilçesinin Yıldızlı Mahallesi’nde yaşayan iki çocuk annesi Selin Bak, 25 yıl boyunca sürdürdüğü hemşirelik mesleğinin yanı sıra yıllardır içinde taşıdığı yazma tutkusunu gerçeğe dönüştürdü. Uzun bir yıl süren özenli bir çalışmanın ardından tamamladığı romanı, geçtiğimiz yıl okurlarla buluştu. Polisiye edebiyata olan ilgisinin çocukluğuna kadar uzandığını belirten Bak, özellikle Agatha Christie’nin eserlerinin bu alandaki etkisini vurguladı. “Okuduğumda kafamda adeta havai fişekler patladı” diyen Bak, uzun yıllar boyunca polisiye üzerine inceleme ve eleştiri yazıları yazdığını ifade etti.

Yazarlık yolculuğuna, bir arkadaşının teşvikiyle başladığını dile getiren Bak, “Hep başkalarının hikayelerini okuyordum. Arkadaşım, ‘Neden kendi hikayeni yazmıyorsun?’ dedi. Önce tereddüt etsem de denedikçe bunu yapabileceğimi fark ettim” şeklinde konuştu. Yazdığı “Sonsuzluk Kapanı” adlı romanında, ölümsüzlük arzusu peşinde koşan çok uluslu şirketler ve güç dinamiklerini ele aldığını belirten Bak, eserin aynı zamanda vicdan kavramını sorguladığını da ekledi.

Yayımlanma sürecinin kendisi için unutulmaz olduğunu söyleyen Bak, “Kitabımın basılacağını öğrendiğim an hayatımın en güzel günlerinden biriydi. Hayallerimin peşinden koşmayı severim” dedi. Eserinin ödül almasıyla büyük bir sevinç yaşadığını ifade eden Bak, “Telefonla arayıp ödül kazandığımı söylediklerinde yürürken çığlık attım. İlk kitapla ödül almak hiç de kolay değil” ifadesini kullandı. Yoğun ve stresli meslek hayatında edebiyatın kendisi için bir kaçış alanı olduğunu belirten Selin Bak, “Hayatımı sevdiğim iki iş yaparak sürdürüyorum; hemşireliği ve yazmayı çok seviyorum” dedi.